• default color
  • red color
JA slide show
       
  Bu bildiğimiz lahana suyu değildir, birleşiminde aryıca bazı şifalı bitkiler (KM, YD, AB, LS, AK, SÜ) bulunur. Bu nedenle sadece lahana suyu olarak anlaşıldığı için Gökçek Tonik olarak isim değişikliği yapmak zorunda kaldık.  Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı en ideal ve en doğal üründür.
 

Sipariş için Tıkla

Gökçek Tonik:
Bu bildiğimiz lahana suyun değildir, birleşiminde aryıca bazı şifalı bitkiler (KM, YD, AB, LS, AK, SÜ) bulunur. Bu nedenle sadece lahana suyu olarak anlaşıldığı için Gökçek Tonik olarak isim değişikliği yapmak zorunda kaldık.  Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı en ideal ve en doğal üründür Metilmetioninsulfoniumbromit ve sütasidi bakterileri içerir ve bu bağırsaklardaki zararlı bakterileri ve mantarları yokeder. Böylece mide ve bağırsaklardaki iltihapı (gastrit, enterit) ve ülseri önler.Normal olarak B12-Vitamini sadece hayvansal besinlerde bulunur, Gökçek Tonik bu alanda B12-Vitamini içeren ayrıcalıklı tek üründür.  Üstte sütasidi bakterileri, igA resmi.

Gökçek Tonik başta allerji, kaşıntı, oburluk, bağırsak ve deri mantarı vede mide-bağırsak rahatszılıklarından; gastrit (midemukazası iltihapalanması ), ülser (mide yarası ), reflü, enterit (incebağırsak iltihapalanması ), kolit (kalınbağırsak iltihapalanması ), ülseratif kolit, Morbus Krohn, hazımsızlık ve şişkinliğe karşı kulanılır. Ülseratif kolit kronik ve peryodik olarak ağırlaşan kalın bağırsak iltihapalanmasıdır. Kalın bağırsak mukazasının genelikle yüzeyi iltihapalanır ve ülsere (yara) dönüşür ve hafif kanamalı şekilde kendini beli eder. Hastalığın tipik belirtisi kanlı feces, ishal ve karın ağrısıdır. Ülseratif kolit Morbus Krohn hastalığına çok benzer ve bir birinden ayrımak oldukca zordur. 

Morbus Krohn hastalığı genellikle bağırsakaların tamamında görülsede daha çok ince bağırsakta ve tabii kalın bağırsaktada görüldüğünden bu iki hastalığı bir birinden ayrımak zor olmaktadır. Aşırı yemek yemek ihtiyacı mide ve bağırsakaların besinleri hazmedememesi nedeniyle ortaya çıkan vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glukoz vb.., besleyici madde yetersizliğini karşılama içindir. Hücreler ihtiyaçları olan besleyici maddeyi alamayınca uyarı doymamışlık hissini uyarmak için beyne siyanler gönderir ve kişide haliyle aşırı yemek yemek zorunda kalır. Mide ve bağırsakalardaki rahatzılıklar giderilince besleyici madde absorsiyonu normale döner. Ve kişide az besinle doyar hale gelir. Tabii her lokmayı 20-25 defa çiğnedikten sonra yutmakta çok önemlidir. Böylece sindirim organlarının zorlanması engelenir.

Allerjinin oluş sebebi gastrite sebep olan halicobaker pylori ve bağırsak mantarlarıdır. Bu bakteri ve mantarlar toksik maddeler üretirler ve bunlardan en önemliside zehirli gazlar (etan, metan, propan, heksan), zehirli alkoller (etanol, metanol, propanol, butenol vs..) ve biyojen aminler üretirki bunlardan en önmliside histamindir. Histamin damarları ve bronşları büzer, hücre memranını sertleştirir. Böylece hücreler alerjenlere karşı aşırı tepki gösterir ve allerji ortaya çıkar. Histamini dengelemek için sürekli kortizon vermek çare değildir. Ayrıca vücudun kendi üretiği kortizonla suni dışarıdan alınan kortizon farklıdır. Kimyasal olarak aynı olabilir. Ama vücudun üretiği kortizonun hiçbir yantesiri olmazken kimyasal ilaç olarak alınan kortizon büyük tahribatlar yapar ve bunların başında; depresyon, kemik erimesi, derinin incelmesi, yüz şişmesi, kaserimesi vb.., yan tesirleri vardır. Kaşıntının sebebide bağırsak mantarlarının üretiği toksik maddeler (mikotoksinler) olup, tedavisi ancak ve ancak bağırsakalrı bu mantarlardan tenizlemekle olur. Örneğin kasık, makat, ense, dizboynu, dirsekboynu ve ayak mantar ve kaşıntısını sayabiliriz. Çaresi Gökçek Toniktir.

Gökçek Tonik'in yanetkisi varmı? Evet normal olarak Guvatırlı hastaların lahan suyu veya lahana turşu suyu içmemeleri gerekir. Sağlıklı kişiler 3 ay her gün 1 litre lahan suyu içerse problem olur. Ben İbrahim Gökçek lahana suyunun içindeki Rhodanidlerin tiroid bezesine zarar vererek guvatıra sebep olmasını önleyecek bir şifalı bitki, gaz oluşmasını önleyici bir şifalı bitki vede artı bozulmasını önleyici bir şifalı bitki ilave ettim.  Yani Gökçek Tonik sadece lahana suyu değildir. Sağlıklı bir kişi öyle litrelerce lahana suyu içebilir, fakat yinede guvatırının ne durumda olduğunu bilmediğinden belki problem olabilir. Fakat Gökçek Tonik'te böyle bir şüpheye yer bırakmadık, bu nedenle hamdolsun Gökçek Tonik çok çok farklıdır.Tiroid bezesinde problem olanların Gökçek İksir kualanmaları uygun olur. Gökçek İksir tiroid bezesindeki nodül, iltihap ve şişkinlikleri önler.Bu nedenle bazı hastalıklarda Gökçek İksir ve Gökçek Tonik birlikte kulanılmalıdır.

Sütasidi bakterileri (Laktik asit bakterileri (LAB)):
Sütasidi bakterilerinin bir çok alt grubu vardır ve bunlardan ikisi grubu çok önemlidir ve bunlardan bazı laktobaziller: l. acidophilus, l. casei, l. plantarum., l. reuteri, l. rhamnosus, l. gasseri, l. johnsonii, l. paracasei, l. bulgaricus, l. alactus, l. fermentum ve l. helveticus ince bağırsaklarda ve bifidobacteriumun alt grubundakiler: b. animalis, b. bifidum, b. breve, b. infantis ve b. longum kalın bağırsaklarda bulunur. Bu bakterilerin özeliği laktozu (sütşekeri), sütasidine (laktik asit) dönüştürmesidir. Sütasidi bakterileri en önemli probiotiklerdendir. Sütasidi bakterileri bağışıklık sistemini güçlendirir, allerjiyi önler, laktoz’un sindirilmesini sağlar.

Sütasidi bakterileri içeren yiyecek ve içecekler günümüzde moda haline gelmiştir. Sütasidi bakterileri aldığınızda bağışıklık sistemini kat kat yükseltiği görülmüştür. Eskiden turşu, kefir ve ekşi süt’te bu sütasidi bakterilerinin fermentesyonu (mayalamsı) ile bakterilerin bozulması veya yok olması önlenmiştir, yani bir çeşit dondurulmuştur. Gökçek Tonik içince sütasidi bakterileri harekete geçerler ve en etkili antibiyotikten daha etkili olup hiçbir yantesiride yoktur.
Gökçek Tonik hafif gaz ve hafif köpüklü olur. Bu laktobazilus bakterilerinin (sütasidi bakterileri) faliyette olduğunu gösterir ve gayet normal bir prossestir. Bazıları hafif koku ve hafif köpüğü giderirmisiniz diyorlar, o zaman sütasidi bakterilerinin faliyetini durdurmuş oluruzki o zamanda etkisi azalır.

Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp İsimli kitabımız çıktı.

Avrupalı 15-16 yüz yılda Türk (Osmanlı) ve Arap dan (Endülüs) aldığı ilimle başalttığı rönasans ile bugünlere geldi.Türk Milletinin 500 yıllık gerilemesinin sebebini doğru teşhis eden Atatürk Türk rönasansını (yeniden yapılanma veya Maturidiye dönüş) başlatı, fakat Milli Şef tarafından bu hareket baltalandı ve milletimiz 80 yıl daha kaybetti.Ben İbrahim Gökçek, ’’Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp’’ alanında 1000 yıldır geri sayışımıza dur diyecek bu eseri yazdım.Evet bu kitabı yazmak için 12 yılı pasif ve 15 yılı çok yoğun, yani 27 yıl çalıştım.Bu kitapta şimdiye kadar diğer kitaplarda olmayan çok şey göreceksiniz. Özeliklerde çeşitli hastalıklara karşı 1000’e yakın reçete bulacaksınız.Bu alandaki Türk rönasansını ben başlatığım için çok mutluyum.

Bu kitap 3 cilt, 1860 sayfa olup şifalı bitkiler çok yönlü olarak ele alınmıştır, ayrıca hastalıklar ve tedavileri ve de genel bilgilerden oluşmaktadır.Bitkinin türkce, almanca ve latince isimleri ve halk arasındaki isimleri.Bitkinin drogları (şifalı kısmı), tarihçesi, botanik, yetiştirilmesi, hasat zamanı, birleşimindeki maddeler, birleşimindeki bazı önemli maddelerin açık formülü, tesir şekli, klinik araştırmalar ve sonuçları, klinik araştırmalarına göre kulanılış şekli, komsiyon e ye göre kulanılış şekli, aroma terapideki yeri, homöpatideki yeri, çayı, çay harmanları, tentürü, posyonu, eterik yağları, ekstresi, kremi, vs ve yan etkisi var mı? Bütün bunlar irdelenmektedir.

Ekim 1978 Almanya'ya gittim (hamdolsun 29 yıl kaldıktan sonra geri döndüm) ve tedavi olmak için, doktora gitmeye başladım, fakat nafile. Bunun üzerine kendim 1980'de şifalı bitkiler üzerine araştırmalara başladım. Türkçe yayınlanan kitaplardaki reçeteleri üç yıl denedim ve faydasını göremedim. Umutsuzluğa kapıldığım bir anda Avusturyalı M. T. Allahın Bahçesin...adlı kitabıyla tanıştım. Oradaki bilgilerden bir reçete geliştirdim ve uyguladım vede çok şükür fibromyaljiden (yumşak doku romatizması) kurtuldum. Bu kitapta derli toplu bir reçete yoktu. 1989'de askerlik yaparken tabak, kaşık, çatal, kazan vb., mutfak eşyasını sadece soğuk suyla çalkalıyorduk, tabi ki bakteriler, virüsler ve mantarlar hemen devreye girer. Besin alerjisine böylece yakalandım.17 senede alerji ile mücadele ettim ve buna karşı Gökçek İksir ve Gökçek Toniki geliştirdim.Hamdolsun şimdi çok iyiyim.

Yaptığım araştırmaları unutmamak için aldığım notların bu alanda yazılan bir çok kitaptan daha kaliteli olduğunu görünce bir kitap yazmaya karar verdim. Manuskiriptimi 1994'de 1996'da 1998'de 2000'de ve nihayet 2002'de olmak üzere sürekli yeniliyerek yayınlanabilir hale getirdim. Yayınevleri 5-6 ciltlik bu eserin hem çok ilmi hem de çok geniş kapsamlı olduğunu bu nedenle ekonomik olmadığını söylemektedirler.Bu eser için binlerce Almanca kitap okudum ve 10 bine yakın dergi inceledim, 12 yılda 1000 bitkinin 7000 fotografını çektim, 2 yıl açık öğretime (Bitkisel tedavi uzmanlığı) devam ettim ve tabii en önmelisi önce bu bitki droglarını kendi üzerimde dendim.

Bugün Türkiye de yayınlanan bir çok kitap yığınla yanlışlarla dolu ve hatta internet ki türkce metinler dahi çok ilkel, 1000 yıllık eski bilgileri olduğu gibi yayınlıyorlar. Artık Dünyaya şöyle bir bakmanın zamanı gelmedi mi? Lütfen birazda olsa ilim olsun! Bu eserin en önemli farkı başta ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya, Çin, Japonya, Hindistan, İsrail gibi ülkelerde 1000 den fazla üniversite kliniğinde yapılan tedavi denemeleri, araştırmaları, değerlendirmeler ve sonuçları kaynakları ile verilmektedir yani bugüne kadar yazılan kitaplarda olduğu gibi mişli muşlu masalsı değildir.Bazı dostlarım insan 27 yıllık bilgi birikimini yayınlar mı?diyorlar. Evet Almanaya da eczanelerden aldığım şifalı bitkilerin menşeinin Akdeniz, Balkan, Doğu Avrupa, Güneydoğu Asya, Afrika ve Güney Amarika ülkelerinin olması ve Türkiye den çok az şifalı bitki gitmesi beni üzüyordu. Türk Milletinin bu alanda bilgi, ticaret ve güce sahip olabilmesi için geniş ve derin bilgi vermeye çalıştım.

Ben geniş bilgi vermek zorundayım, zira kekik deyince hangi kekik akla geliyor. Türkiye de 52 tür kekik yetişmektedir ve bunlardan sadece hakiki kekik otu (Thymus. v. ) sinüzit ve bronşite karşı kulanılır, diğerlerinin özelikleri ise henüz incelenmemiştir. Ak kekik (Toros kekiği) en az hakiki kekik kadar etkili olmasına rağmen üzerinde her hangi bir araştırma yapılmamıstır. Türkiye de 83 tür adaçayı yetişmektedir ve bunlardan sadece şifalı adaçayı (Salvia o.) şifa maksadıyla kulanılabilir ve bu bitki yazın en hararetli aylarında dahi harareti düşürür. Alıç'ın Türkiye de 90 türü yetişmektedir ve bunlardan sadece loplu veya dişli Alıç kalp ve kan dolaşımı rahatsızlıklarına karşı kulanılır. Kılıç otunun bilinen 400 türü mevcuttur ve bunlardan sadece (Hypericum p.) sinirlilik, depresyon, korku ve iç huzursuzluğa karşı kulanılır.Türkiye de bana dahi bazı aktarlar benim istediğim değil, kendi istedikleri bitkileri satmaya kalktılar.Bu kitapta adı geçen şifalı bitkileri çevrenizden temin etmeye çalışırsanız.Büyük bir hayal kırıklığına uğrayabilirisiniz.Burada adı geçen bazı bitkileri biz yurtdışından getirtiyoruz.İnşallah ileride yurtdışından bitki getirmemize gerek kalmaz, çünkü Türkiye de hemen hepsi yetişebilir. www.gokcekaktar.com

 
<< Baslangıç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 1 - 1 in 4

İstatistik

Şu anda 1 ziyaretçi çevrimiçi





Şifremi unuttum !
Siz de bize katılır mısınız ? Kayıt Olun